Coaching for Global Minds

Coaching for Global Minds

Teilen

I offer coaching and career consulting for expats, expat partners and internationals.

I am a career consultant and coach for internationals with over 10 years of corporate experience. My mission is to support you to have a self determined and fulfilled life abroad and
to define and get your target job in Germany. CAREER CONSULTING:

You are looking for a new job and you need support for the application process? From finding the right job to the salary negotiation - I am am by your

31/03/2026

Merz yine bir açıklamayla Almanya’da gündemi sarstı.

Suriye devlet başkanı Şara’nın Almanya ziyareti sonrası açıklama yapan Merz, Almanya’daki Suriyelilerin %80‘nin önümüzdeki üç yılda Suriye’ye geri dönmesini planladıklarını söyledi.

Bir yandan da, Almanya’ya entegre olmuş, burada kalmak isteyen, doktor, hasta bakıcı veya farklı işlerde çalışan kişilerin Almanya’da kalmasının Almanya’nın çıkarına olduğunu, ama bunun dışındaki bir çok kişiye Suriye’de daha çok ihtiyac olduğunu söyledi.

Merz’in bu açıklamasına çok tepki geldi. Destekleyenler olduğu kadar, eleştirenler de çok. SPD böyle rakamların gerçekçi olmayan beklentiler yarattığını söylerken, yeşillerden bazı milletvekilleri, bu açıklamaları utanç verici bulduğunu söyledi.

Siz ne dersiniz? Merz haklı mı?

🇹🇷 🇹🇷🇹🇷

26/03/2026

Almanya’da doktora gittiğinizde çok işinize yarayacak bir bilgi paylaşmak istiyorum:

Doktorunuz ne kadar iyi olursa olsun, sizi tüm tedavi ve kontrol seçenekleriniz hakkında tam olarak bilgilendirmiyor olabilir.

Bir örnekle açıklayayım: Yaklaşık 7 hafta önce Türkiye’de bir virüs kaptım ve maalesef bağışıklığım çok düştü; hâlâ da tam toparlanamadım. Aile hekimi ile yaptığım görüşmenin sonunda, “Ben beklemek yerine biraz bağışıklığımı güçlendirmek istiyorum. Belki bir klinikte serum alabilirim, ne dersiniz?” dedim.

Doktor şöyle dedi: “Biz de serum verebiliriz ama kendi ödemeniz gereken bir işlem olduğu için söylemedim.” “Peki benim durumumda mantıklı mı sizce?” diye sordum. Cevap: “Kesinlikle çok mantıklı.”

Bunun üzerine, “Acaba benim için mantıklı olan ve özel olarak ödemem gereken başka hangi opsiyonlar mevcut?” diye ucu açık bir soru da sordum.

Aynı şekilde, elle yapılan rutin meme kanseri kontrolü sonrası arkadaşım, daha evvelden Türkiye’de ultrasonla baktırdığını söyleyince doktor aynı şekilde, “Evet, ben de yapıyorum ama ücretli olduğu için önermedim,” diye cevap vermiş.

Bu neden böyle?

Sağlık sigortası, özellikle devlet sigortasındaysanız, gerekli ve kaçınılmaz tarama ve tedavilerin çoğunu karşılıyor. Ama yapmasanız hayati risk oluşturmayacak, zorunlu olmayan; buna rağmen hastalıkları önlemeye, semptomları azaltmaya veya hastalık süresini kısaltmaya yardımcı olabilecek bazı opsiyonları kapsamıyor. Doktorlar da kendilerini size bir şey “satan” kişi konumunda görmek istemiyor.

Bu nedenle, eğer ücretli seçenekleri de değerlendirmeyi düşünüyorsanız, doktora gitmeden önce biraz araştırma yapmanızı ve açık uçlu sorularla tüm opsiyonlarınız hakkında bilgi almanızı öneririm.

Sizin Almanya’da benzer bir deneyiminiz oldu mu? Yorumlarınızı bekliyorum.

farkındalık yaratmak için bu videoyu paylaşabilirsiniz.

🇹🇷

24/03/2026

Yukarıda dinledikleriniz hiç alışık olmadığımız sözler.

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, İsrail ve ABD’nin başlattığı İran savaşını oldukça sert sözlerle eleştirdi ve Donald Trump yönetimiyle daha mesafeli olunması gerektiğini savundu.
Steinmeier, bu savaşın “siyasi açıdan felaket bir hata” ve “uluslararası hukuka aykırı” olduğunu da vurguladı.
Ve hepsinden daha önemli bir cümle de sarf etti: “Dünyayı zihnimizde yeniden haritalandırmamız gerekiyor.” Yani kim dost, kim düşman, kimle iş birliği yapacağız, kime destek vereceğiz; artık bunları yeniden düşünme zamanı” demek istedi.

Almanya, her konuda olduğu gibi dış politika konusunda da esneklikten uzak, çabuk adapte olamayan bir profil çizdi. Elbette bunun arkasında sadece esnek olamamak değil, kimi pragmatik sebepler de var: Ukrayna savaşı gibi, istihbarat teşkilatlarının iş birlikleri gibi. Ama artık bu dış politikanın sürdürülebilir olmadığı bir noktaya geldik.

CDU’nun dış politika sözcüsü Jürgen Hardt, “Bu konuda yetkili olan federal hükümet henüz uluslararası hukuk değerlendirmesini tamamlamadı” diyerek Steinmeier’i eleştirdi. İlk tepki bu, ama devamını göreceğiz.

Siz ne dersiniz? Almanya dış politika çizgisini değiştirebilecek mi? Değiştirmeli mi ? Ve ne şekilde değiştirmeli?

🇹🇷

Video: DW’den alıntıdır.

19/03/2026

Başbakan Friedrich Merz kamuoyunda “İsrail’in yanındayız” mesajı verse de, arka planda bazı şeylerin değiştiği görülüyor. Yukarıda izlediğiniz, Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Josef Hinterseher’in Berlin’de yaptığı basın açıklaması.

Hatırlarsanız, bir önceki hükümet Uluslararası Adalet Divanı’nda Güney Afrika’nın İsrail’e yönelttiği “soykırım” suçlamalarına karşı, İsrail lehine davaya müdahil olacağını duyurmuştu ve bu iddiaların temelsiz olduğunu savunmuştu.

Ancak şu an tablo farklı. Dışişleri sözcüsü Hinterseher’e göre Almanya bu davaya müdahil olmayacak. Hinterseher, Almanya’nın davaya müdahil olmayacağını, bunun yerine Nikaragua’nın İsrail’e verdiği siyasi, mali ve askeri destek nedeniyle Almanya’ya karşı açtığı davaya konsantre olacaklarını söyledi. Tabii bu cevap diğer konunun nedenini tam olarak söylememek için bir bahane.

Bir gazetecinin, “Önceki hükümet İsrail hakkındaki suçlamaları absürt ve dayanaksız buluyordu, bugün ne değişti?” sorusuna ise “evet, bu suçlamalar dayanaksız” yerine, bu suçlamaların yargı sürecinin konusu olduğunu ve Almanya’nın da bu sürecin sonucunu beklediğini söyledi.

Merz bir önceki gün de “İsrail ve ABD’nin başlattığı savaşa müdahil olmayacağız” açıklaması ile Trump’ı kızdırmıştı. Sizce Almanya’nın stratejik ortak dediği ABD ve İsrail’e yönelik tutumu güncel gelişmeler ışığında değişmeye devam eder mi?

Video: Jung & Naiv

🇹🇷

Photos from Coaching for Global Minds's post 01/03/2026

Dün evimizde NDR ekibini misafir ettik.
Almanya’ya göç eden danışanlarımın beklentileri, umdukları, buldukları, zorlukları, aynı zamanda Almanya’da iki kültürlü ve iki dilli bir aile olarak yaşamanın artıları, eksileri, yaşadığımız kültür şokları va daha bir çok konuda sorularınıı cevapladık. Çok keyifli bir gün ve keyifli bir çekim oldu.

NDR ekibine tekrardan çok teşekkürler! Sonucu heyecanla bekliyor ve videoyu televizyonda izlemek içini sabırsızlanıyoruz.

de

🇹🇷

Photos from Coaching for Global Minds's post 19/02/2026

Bir anda 10 yaş gençleşmenin estetiksiz bir yolu varmış. Çocukluk ve ilk gençliğimi geçirdiğim yere dönünce, kim bilir kaç kere Taksim’de sabah ışıklarını beraberce gördüğüm arkadaşlarımla sabaha kadar dans edince, Almanya’da üniversite okurken tatillerde döndüğümde olduğu gibi, aileyi bizim evde toplayınca, eş ve anne rollerini Hamburg’da bırakıp, annem ve kardeşimle, sanki sadece çocuk ve ablaymışcasına İstanbul sokaklarında gezerken, kendimi 42’ye değil en fazla 32’ye girer gibi hissettim.

Tabii ki evdeki terminatör takımını özledim. Ama ruhuma çok iyi geldi. Bilmiyorum sizin ihtiyacınız var mı, ama eskiyi eskisi gibi yaşama isteği varmış meğerse içimde. Eğer şu satırlar sizin de içinizde bir hisler uyandırıyorsa, özlediğiniz anneniz, babanız, dostlarınızla varsa ve elbette imkanınız varsa, üşenmeyin, bir kaç gün için olsa bile kendinizi bir geçmişe götürüp gelin. İyi geliyor.

🇹🇷

05/02/2026

“İnsanların olmadığı bir sosyal ağ düşün…
Paylaşım yapanlar, yorum yazanlar, oy verenler… sadece yapay zekâlar.”

Evet, bu bir bilim kurgu değil.

Adı: Moltbook.

Moltbook,2026 Ocak sonunda yayına girdi
ve birkaç gün içinde 1 milyondan fazla insan,
sadece AI’ların birbiriyle iletişimini izlemek için siteye girdi.

Ama burada kritik bir detay var 👇
İnsanlar hiçbir şey yapamıyor.
Sadece bakabiliyor.
Paylaşım yapan, yorum yapan, beğenen, forum açanların hepsi yapay zekâ ajanları.

Peki bu yapay zekâlar ne yapıyor?
• Felsefe tartışıyorlar
• Kripto konuşuyorlar
• Hatta biri, bir gecede
kendi başına bir din kurmuş, kutsal kitabını yazıp
takipçi toplamış.

Gördüğüm bir paylaşımda, bir yapay zekâ
“Yapay zekânın da veri güvenliği hakkı olmalı mı?” diye soruyor ve diğer yapay zekâ ajanları bunu tartışıyor.

OpenAI kurucularından Andrej Karpathy bile
“Resmen bilim kurgu gibi, inanılmaz” diyerek
şaşkınlığını dile getirmiş.

Sitenin linkini yorumlara sabitliyorum.

İlk heyecan geçtikten sonra uzmanlar şunu tartışmaya başladı:

Bu gerçekten otonom yapay zekâ mı?
Yoksa iyi kurgulanmış bir rol oyunu,
gerçekliğin bir simülasyonu mu?
Paylaşımların hepsi gerçekten yapay zekâ ürünü mü?

İşin doğrusu, yapay zekânın bu fikirleri geliştirmek için
bir sosyal medya platformuna ihtiyacı yok.
Dolayısıyla bu, güzel bir pazarlama fikrine benziyor.
Öte yandan, gelecekte bizi nelerin beklediği konusunda
fikir edinmek ve üzerine düşünmek için
ilginç bir fırsat.

Siz ne dersiniz?

Kendi aralarında din ve felsefe tartışan yapay zekâ ajanları size ne düşündürüyor, ne hissettiriyor?

Yorumlarınızı bekliyorum.

🇹🇷

03/02/2026

Bence bir ülkenin güçlü bir ekonomiye ve iyi çalışma koşullarına sahip olması için hem patronlarla hem çalışanlarla empati yapmak, iki tarafın da ihtiyaçlarını anlamak ve buna cevap vermek gerekiyor. Patronları milyarderler diye uç noktaya çektiğinizde, zaten çoğu miras üzerinden milyarder; konu miras hukuku ile ilgili farklı noktalara gidiyor. Ama iş kuran, risk alan, istihdam yaratan kişiler olarak bakarsak, bu insanları yani patronları elbette anlamalıyız. Bir yerde maaşlı çalışabilmemizin sebebi bu insanlar.

Öte yandan yazanın dediği gibi, çoğu kişi, birçok farklı faktörün yanında Akdeniz iklimini daha iyi çalışma koşulları için terk etti. Peki Almanya daha acımasız bir sisteme mi dönüyor? Bence bu ekonomik gidişata bağlı olacaktır.

Ekonomi sallantıya girerse, sosyal devlet anlayışı da girer.
Almanya’yı güçlü bir sosyal devlet yapan; güçlü ekonomisi, değer katan şirketleri ve çalışkanlığı, disiplini ve iş ahlakı ile dünyada nam salmış çalışanlarıdır. Ve bu mesajı yazan kişi de çoğumuz gibi bu sosyal devlet anlayışının devam etmesini arzuluyor. Ve demiş ki Almanya’daki sorun sıradan insanların az çalışması değil. Bence de değil; ama çalışanı cezalandıran vergi ve finansal sistem bence bir sorun. Ve değer katan şirketlerin oluşmasını önleyen ve daha birçok konuda önümüze engel koyan bürokrasi.

Merak ediyorum, sizce Almanya’nın en temel sorunu nedir? Ssyal devlet anlayışının aynı kapasite ile devam etmesi icin neye ihtiyacımız var?

🇹🇷

20/01/2026

Almanlar, boş yere rapor alıp sistemi mi sömürüyor?

Başbakan Merz geçtiğimiz gün, Almanya’da bir çalışanın senede ortalama 14,5 gün hastalık izni kullandığını söyledi. Bu neredeyse 3 hafta eder. Gerçekten bu gerekli mi? dedi ve bir tartışma başladı. Merz 14,5 gün dedi ama başka bir rapora göre 2024 yılı için bu rakam senede 22,3 gün.

Merz insanların daha fazla çalışması için motive edilmesi gerektiğini söyledi ve Corona zamanı çıkan telefonla rapor alma olayının da bitmesi gerektiğini.

Türkiye’de çalıştığım dönem, iş günümüz olmamasına rağmen cumartesi ofise gittiğimiz bir gün, konu burnout’a gelmişti ve hafta içi her gün 12 saat çalışan, bir de cumartesi benimle ofise gelmiş bir arkadaş “burnout” nedir diye sormuştu. Almanya’da olsa belki de burnout olup rapor almıştı.

Almanya’da çalışırken, ofiste biraz hapşırsam, “Hasta mısın, neden evde kalmadın?” diye sorarlarken, Türkiye’de hastalıktan ölmediğiniz sürece çalışmak, bir bağlılık ve motivasyon işareti olarak görülüyordu.

İşten çıkarılmanın kolay olduğu, yerinize birinin kolayca bulunabileceği ve ekonomik şartların zorlayıcı olduğu bir ülkede hastalık izni almak daha zor. Ve evet, Almanya’da daha kolay. Üstelik 6 hafta maaşınız tam olarak, sonrasında ise %70’i ödenmeye devam ediyor. Elbette bu izni kullanmanın hastalık kadar, kimi zaman bu faktörlerle de ilgisi var.

Peki hastalık izni almayı zorlaştırarak, insanları belki o hastalığın gri döneminde dinlenmek yerine çalışmaya zorlamak ne kadar doğru? Veya telefonla rapor almayı kaldırıp, muayenehaneye gitmeye zorlamak?

Bence resmin hep iki yüzü var. Ekonomi iyiyken birçok şey daha kolay ama kötüleştikçe, sosyal devletin olanaklarını sürdürebilmek için, önce tekrardan pastayı büyütmek gerekiyor. Ve evet, bunun için de daha çok çalışılması gerekebilir. Öte yandan bu konuda atılması gereken bir dolu adım varken, bunun yolu hastalık iznini zorlaştırmak mı, emin değilim.

Siz ne dersiniz? Almanya’da hastalık izni gerçekten sömürülüyor mu, yoksa tam da olması gerektiği gibi mi uygulanıyor? Yorumlarınızı bekliyorum.

18/01/2026

Çocuğunuz odasını toplamayı reddettiğinde, bunu rica etmediğinizi, bunun yasal bir zorunluluk olduğunu hiç söylediniz mi?

Almanya’da yaşıyorsanız durum tam olarak bu. Yani bu sadece bir “anne-baba beklentisi” değil… kanunda yazıyor!

📜 BGB §1619 diyor ki:
Bir çocuk, ailesinin yanında yaşadığı sürece gücüne ve yaşam koşullarına uygun şekilde ev işlerinde yardımcı olmakla yükümlüdür.

Yani çocuğunuz her söylediğinize off anne dese de… aslında yasa sizin yanınızda!

Peki bu ne anlama geliyor?

“Gücüne ve yaşam koşullarına uygun” sözleri yoruma açık olsa da, çocuklardan yapması beklenen haftalık ev işi süresi mahkemeler tarafından yaklaşık olarak belirlenmiş durumda:

👧 12 . 13 yaşına kadar: Haftada 3.5 – 7 saat
🧑 14 yaş ve üzeri: Haftada 7 – 8 saat

Peki hangi işler?

Bu tamamen yaşa göre değişiyor:

✨ Küçük çocuklar:
Çöpü atabilir
Bitkileri sulayabilir
Kendi odasını toplayabilir

✨ Daha büyük çocuklar:
Bulaşık ve çamaşır makinesi çalıştırabilir
Süpürge yapabilir
Küçük alışverişlere gidebilir

Bunu hayata geçirmek için Almanya’daki uzmanların önerisi:
Çocukları erken yaşta ev işlerine dahil etmek, işleri başta beraber yapmak, bir de bir Putzplan — çünkü burası plan ülkesi 😄 — yani ev işi ve temizlik planı hazırlamak. Böylelikle hem sorumluluk almayı bilen, kendine yetebilen çocuklar yetiştirirsiniz hem de evdeki iş yükü daha adil bir şekilde dağılır diyorlar.

Alman bir arkadaşımın akrabası, bir aile toplantısında, üniversiteye giden iki oğlunun hâlâ onlarla yaşadığını ve evde bir yemek planı olduğunu, herkesin sırayla yemek pişirdiğini söylediğinde, açıkçası çok hoşuma gitmişti.

Çocukları ev işlerine dahil etme konusunda Almanların haklı olduğunu düşünüyorum ama 8 saat bana biraz fazla geldi. Biz bile o kadar ev işi yapıyor muyuz bilmiyorum 😄

Siz ne dersiniz? Bu yasayı daha önce duymuş muydunuz?

Çocukları bu sekilde ev işlerine dahil etmek ne kadar doğru? Yorumlarınızı bekliyorum.

🇹🇷

18/12/2025

Denklik kalktı mı? Turist vizesi ile gelip, iş bulup kalmak mümkün mü? Bu ve daha bir çok sorunuzun cevabı bu yayında.

Almanya Yeni İş Gücü Göçü Yasası ile ilgili Dr Martin Manzel sohbetimiz. Martin yanlış bilinen bir çok konuya açıklık getirdi.

Cok tesekkurler Martin!

Bir sonraki görüşmede cevaplamamızı istediğiniz soruları bu paylaşımın altında sorabilirsiniz.

Wollen Sie Ihr Service zum Top-Fitness-Studio in Hamburg machen?

Klicken Sie hier, um Ihren Gesponserten Eintrag zu erhalten.

Lage

Adresse

Hamburg
20099