02/06/2026
Yaptığın şeyden keyif alma, hissetme, olanda kalma, ilişki kurma, iş birliği yapma ve mutlu olma çabası yerine; mutsuz olduğun yerden uzaklaşmayı seçebilmek...
Dışarıdan gelen öğretileri olduğu gibi kabul etmek yerine, onların sana gerçekten yararlı olup olmadığını sorgulayabilmek...
"Bana uygun mu?" diye sorabilme özgürlüğüdür yoga.
Yoga'nın bende bıraktığı yan etki esneklik değildir. Esneklik sadece tesadüfi bir sonuçtur.
Pratiği sonuçlarla karıştırma. Dikkat et, pratiği ıskalama.
30/05/2026
"Bilemem insan nerenin yerlisidir"
28/05/2026
Bir zamanlar bunu okuduğumda “Yok artık… insan nasıl her şeyi bırakır?” demiştim.
Şimdi şimdi anlıyorum.
Osho diyordu ki;
“Bütün teknikler bir araçtır. Gün gelir, onları da bırakmalısın.”
Meditasyon, yoga, mantra, disiplin, hatta kutsal metinler bile…
Bir noktadan sonra seni özgürleştirmiyorsa, seni yönetmeye başlıyor.
Çünkü her pratik zamanla rutine,
Rutin zamanla kimliğe,
Kimlik de sessiz bir bağımlılığa dönüşebiliyor.
Dışarıdan bakınca:
“Ne kadar disiplinli, ne kadar deneyimli…”
Ama bazen gerçek şu:
Sadece onsuz kalamamaya alışmış biri.
Şimdi kendimi uzaya çıkan bir mekik gibi hissediyorum.
Yavaş yavaş parçalarımı bırakıyorum.
İnançları, kalıpları, hatta bana iyi geldiğini sandığım bazı şeyleri bile…
Ve korkulacak bir şey olmadığını görüyorum.
Çünkü bırakınca eksilmiyorsun.
Hafifliyorsun.
Belki özgürlük;
Hiçbir şeye tutunmadan da var olabilmekmiş.
Bırakamadığın yoga pratiğin…
Bırakamadığın yoga hocan…
Hep gitmek zorunda hissettiğin o kafe…
Vazgeçemediğin kahve…
Onsuz eksik hissettiğin ritüeller…
Bitmeyen yolculuklar,
Sürekli planlanan tatiller,
Durmadan yapılan seyahatler…
Ve aksadığında ortaya çıkan o huzursuzluk.
Belki mesele onların kötü olması değil.
Belki mesele, bir şeyin seni beslemekten çıkıp seni yönetmeye başlaması.
Çünkü özgürlük bazen sahip olmakta değil,
İstediğin anda bırakabiliyor olmakta gizli.
Sizce insanı geliştiren şeyler ne zaman zincire dönüşmeye başlıyor?