03/10/2026
Alçakgönüllülük
Alçakgönüllülük bir kaybediş değildir.
Aksine, bir algılayış biçimidir.
Algılayış ne kadar içeride, sade ve yalın hale gelirse, alçakgönüllü olmanın yolu da o kadar kolaylaşır.
Alçakgönüllülük, kendini küçültmek değildir. Kendinden vazgeçmek de değildir. Daha çok incelmek, sertlikleri bırakmak ve yaşamla olan titreşimini yeniden uyumlamak gibidir.
Zamanında başlayan ve zamanında biten bir gitar solosu gibi…
Ne bir fazla, ne bir eksik.
Yaşamın içerisinde sergilediğimiz tutum ve davranışlarda algımızı taze tutmak için pratikler yaparız. Çünkü algımız ne kadar taze, akıcı ve yalın kalırsa; bir şeye tutunmak, direnmek ya da içinde bulunduğumuz durumu toksik hale getirmek için o kadar az sebebimiz olur.
Alçakgönüllülük ise bu pratiklerin belki de en yalını, en sessizi ve en etkililerinden biridir.
Bazen karmaşanın ve yüksek çatışmanın tam ortasında, bir tohum gibi açılır.
Fakat burada ince bir yer vardır.
Alçakgönüllü olmaya çalışırken kişi kendisini küçümsediğini, hata yaptığını, aşağılandığını ya da gereğinden fazla iyi niyet gösterdiğini düşünebilir.
Pratiğin en dikkatli olunması gereken yeri tam da burasıdır.
Çünkü alçakgönüllülük kendini aşağıya koymak değildir.
Kendini yukarıya koyma ihtiyacının ortadan kalkmasıdır.
Konuşmadan önce durabilmek…
Cevap vermeden önce görebilmek…
Haklı olma ihtiyacını bir anlığına bırakabilmek…
Ve bazen hiçbir şey söylemeden önce kendimize şu soruları sorabilmek:
Gereği var mı?
Gerçek mi?
Şefkat barındırıyor mu?
Birini incitebilir mi?
Sessizliği bozacak kadar değerli mi?
— Sai Baba
Belki de alçakgönüllülük tam olarak burada başlıyor.
Kendimize ve başkasına karşı daha az sert, daha az iddialı, daha az tutunmuş bir zihin geliştirmekte.
Mevlânâ’nın şu sözü bu pratiğin başka bir kapısını açıyor:
“Önce sen verdiğinden bir geç.”
Bazen vermeyi, konuşmayı, müdahale etmeyi, düzeltmeyi bile bir anlığına bırakmak gerekir.
Çünkü yaşamı her zaman değiştirmemiz gerekmiyor.
Bazen yalnızca onu daha açık görebilmemiz gerekiyor.
Ve belki alçakgönüllülük, tam olarak bu açıklığın içinde doğuyor.