25/06/2019
Aşağıdaki yazılanlardan çocuğunuzda görülenlerin sayısı fazlaysa duyu bütünleme problemi olabilir.Bir hekime ya da duyu bütünleme terapistine değerlendirme için götürmenizi tavsiye ederiz.Eğer çocuğunuza tanısı konmuş başka bir hastalık da eşlik ediyorsa duyu bütünleme bozukluğu görülme olasılığı %88 olmaktadır.Aynı zamanda erken tanıda çocuklarımız için önemli olmaktadır.
0-2 yaş arası:
-Hırçın davranışlar
-Düzensiz uyuma alışkanlığı
-Tutulmaktan veya sarılmaktan hoşlanmama
-Pozisyon değişikliklerine aşırı tepki verme
-Sık sık irkilme
-Normal gelişimin gerisinde kalma
2-6 yaş arası:
-Dikkati toplayamama
-Dil bozuklukları
-Ağrı ve acıya tepki vermeme
-Parklardaki oyuncaklardan korkma
-Farklı objelere dokunmaktan kaçınma
-Kendini tehlikeye atma yada tamamen sakınma
-Yaşıtlarıyla oynamaktan kaçınma
5-7 yaş arası:
-İnce el becerilerinde zayıflık
-Düşünmeden aniden hareket etme
-Hiperaktivite
7 yaş ve sonrası:
-Dikkat eksikliği sonrasında başarısızlıkla akademik problemlerin yaşanması
-Davranış bozuklukları gösterme
-Organize olamama
-Aktivitelerde yaşıtlarıyla beraber gitmede zorluk
-Ev ödevlerinde veya görevleri tamamlamada zorluk
-Sosyal izolasyon yaşaması
-Takım oyunları yerine bireysel oyunlar tercih etmesi
20/06/2019
Disleksi Nedir?
Okuma yazma matematik gibi akademik becerilerde görülen gelişimsel bir özel öğrenme güçlüğüdür. Amerika Psikiyatri Birliği’nin ( APA 2001 ) tanımına göre Özel Öğrenme Güçlüğü; zekası normal ya da normalin üstünde olan bireylerin, standart testlere göre yaş, zeka düzeyi ve aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda okuma, matematik ve yazılı anlatım düzeyinin beklenenin önemli ölçüde altında olmasıyla tanısı konulan bir bozukluktur.
Disleksinin Belirtileri Nelerdir?
OKUL ÖNCESİ ( 3-5 YAŞ )
-Sesleri, kelimeleri, harfleri hatırlamada güçlük
-Alfabedeki ve kelimelerdeki harflerin verilen talimatları vs sıralamalarını hatırlamada güçlük
-Okunuşu benzer olan kelimeleri karıştırma
-Kopyalama ve boyamada zayıflık
-Zayıf hafıza
-Ailede disleksi olması
-Bazı aktivitelerde yavaş tepki verme ( harf kelime oyunları gibi )
İLKÖĞRETİM
-Okula gitmede isteksizlik
-Kelimeleri, harfleri, sesleri öğrenmede güçlük
-Verilen talimatları takip etmede güçlük
-Kelimeleri harflere veya hecelere ayırmada güçlük
-Kelime ve ses bilgisinde zayıflık
-Okuma veya hecelemede güçlük
-Organize olamama
-Davranış bozuklukları
ORTAÖĞRETİM ( 12- 18 YAŞ )
-Okurken veya hecelerken harf ve seslerin sıralanmasında güçlük
-Ödev ve yazılı çalışmaların çok zaman alması
-Zamanı yetiştirememe
-Hatırlama ve organize olmada güçlük
-Sürekli bir asabiyet hali
-Okuldan kaçmak için çeşitli taktikler geliştirme
20/06/2019
Duyu bütünleme, vücudumuzdan ve çevremizden aldığımız duyusal uyaranları adaptif (amaca yönelik) yanıt açığa çıkarabilmek için organize ettiğimiz nörolojik bir işlemlemedir. Duyu bütünleme anne karnında başlar ve nefes almak gibi bilinç dışı yaptığımız bir süreçtir.
Duyu bütünleme; kendi teorisi, değerlendirme ve müdahale yöntemi yöntemi olan, sinir sisteminde plastisiteyi (beynin şekillenebilirliği) destekleyen bir yaklaşım modelidir. Bu model 1970’li yıllarda çalışmalarını psikoloji ve nörobilim üzerinde yoğunlaştırmış olup, hem araştırmacı hem klinisyen olan Amerikalı ergoterapist J.Ayres tarafından oluşturulmuştur. Teori; davranış ve öğrenme süreçlerinin duyusal işlemleme süreçlerinden etkilendiği, zayıf duyusal işlemlemenin öğrenme ve davranış üzerinde olumsuz etkileri olabileceği üzerinden yapılanmaktadır.
Başlıca 8 duyusal sistemimiz mevcuttur. Bunlar; görme, işitme, tat alma, koklama, dokunma, vestibuler (denge ve hareket), proprioseptif ( vücut farkındalığı), introseptif ( iç organlar üzerinden aldığımız duyular) duyulardır. Duyu Bütünleme Terapi Modeli dokunma, vestibuler ve proprioseptif duyular üzerine inşa olmaktadır.
20/06/2019
Duyu bütünleme bozuklukları farklı gelişen çocuklarda ve tamamen tipik gelişen çocuklarda görülebilmekle birlikte duyusal reaktivite ( tepkisellik) ve zayıf duyusal algı olmak üzere temel olarak iki başlık altında toplanır.
1) Duyusal reaktivite zorlukları; çevreden ve vücudumuzdan aldığımız duyusal uyaranlara günlük yaşamı etkileyecek düzeyde aşırı (hiperreaktif) ya da eksik ( hiporeaktif) yanıt vermek şeklinde görülebilir. Duyusal reaktivite zorluklarına örnek olarak, saç/tırnak kestirememek, kum/oyu hamuru/parmak boyası/nemli nesneler/kirlenilecek oyun ve aktivitelerden kaçınmak, tercih etmemek gibi dokunsal hassasiyetler, herkesin kolaylıkla tolere edebileceği zil sesi, elektrik süpürgesi sesi, sifon sesi, motor sesi vb seslere karşı işitsel hassasiyet , ayakların yerden kesildiği ,zeminin instabilleştiği, yüksekte olma gibi durumlardan tedirginlikle karakterize denge ve hareket sistemi ( vestibuler) hassasiyetleri verilebilir.
2) Zayıf duyusal algı zorlukları; Birden çok duyusal sistemde duyusal bilginin tanınması, ayırt edilmesi ve yorumlanmasındaki zorlukları. Bu zorluklar belli kalıplar şeklinde gruplanmakta olup bu kalıplar; visuodispraksi ( görsel işlemleme kaynaklı), vestibuler-bilateral integrasyon defisitleri ( vestibuler kaynaklı) ve Somatodispraksi ( dokunma ve proprioseptif kaynaklı) şeklindedir. Bu zorluklar sonucu etkilenen işlevlere, yazı yazma, çizme, boyama zorlukları, lego/blok gibi inşa gerektiren ya da puzzle oyunlarında zorlanma, makasla kesme, pedal çevirme, yüzme vb vücudun her iki tarafının koordineli kullanımının gerektiği aktivitelerde zorlanma, uzun süre dik durmada yada uzun süre oturmada zorlanma, dominant el tercihi seçiminin gecikmesi ya da olmayışı, sağ-sol tarafı karıştırma, giyinme-soyunma aktiviteleri gibi kendine bakım becerilerinde zorlanma, özellikle vücut pozisyonu ve taklit gerektiren spor ve hareket aktivitelerinde ( dans,futbol vb) zayıf performans, sınırlı oyun becerileri, oyuncaklarla sembolik oyun oynamakta zorluk örnek verilebilir.
20/06/2019
ACABA ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ?
İşiterek konuşmayı öğrenme açısından ilk altı ay kritik bir dönem olduğundan, bebeklerdeki işitme kaybının yaşamın ilk üç ayı içinde belirlenmesi gerekmektedir. Ne denli ağır işitme kayıplı olursa olsun bir çocuğun yaşıtlarına yakın dönemde konuşabilmesi için, doğum sonrası ilk altı ayda tanısının konması, işitme cihazı kullanmaya başlaması ve eğitiminin başlatılması gerekir.
Normal işiten bir bebek çevresindeki insan seslerine ilgi göstererek konuşmayı öğrenir. Özellikle annesinin konuşma sesine ilgi göstermesi beklenen bir bebeğin bu ilgiyi göstermemesi oldukça anlamlı bir bulgu olarak kabul edilir. Doğduğundan itibaren bebeğinizin çevresindeki insan seslerine bakıp bakmadığı izlenmeli ilgisiz kalan bebeklere kısa sürede bilgisayarlı işitme testleri uygulanmalıdır.
Çocuğunuz için uygulanan işitme testi çocuğunuza hiç bir zarar vermeyecektir. Eğer çocuğunuzda işitme kaybı varsa ve geç tanınırsa bunun konuşma ve lisan gelişimi üzerine olumsuz ve kalıcı etkileri olabilecektir. Kısaca söylemek gerekirse, işitme kaybının varlığını hangi yaş döneminde düşünürseniz düşünün çocuğunuza hiç bir zarar vermeyen nitelikte basit işitme testleri ile işitme kaybının olup olmadığı kolaylıkla anlaşılabilmektedir.
En değerli varlığınız olan çocuğunuzun işitebilmesi ve konuşmayı öğrenebilmesi, onun en doğal hakkıdır. Bu nedenle her çocuğa doğduktan hemen sonraki ilk üç aylık dönemde işitme tarama testlerinin uygulanmasını öneriyoruz.
20/06/2019
Özel Sakarya Dil Konuşma Rehabilitasyon Merkezi hizmetinizde!