Billiard House

Billiard House

Share

Türkiye Şampiyon'nun Bilardo Salonu Işıklar Atatürk Caddesi'nde Hizmetinizde !

23/08/2023

“National Geographic bu fotoğrafı 2013'ün en iyi fotoğraflarından biri olarak seçmiş.
Belki de tüm zamanların en iyi üç-beş fotoğrafından biridir bu.

Fotoğrafın hikâyesi şöyledir ;
Bu iki çita anne ceylana yavruları ile oynarken saldırır.

Ve anne ceylan kaçma şansı olduğu, mesafenin ve hayatını kurtarmanın kendi lehine olduğunu bildiği halde çitalara teslim olmaya karar verir.
Çünkü önce o kaçarsa henüz hızlı koşamayan yavruların kaçması için fazla zaman olmazdı..
Onlara gerekli zamanı tanımak için tek çaresi vardı, kendini feda etmek...
Fotoğraf, yavrularının av olmadan huzur içinde kaçtığından emin olmak için kararlı bir şekilde bakarken, boğazı çitanın ağzında olan bir annenin son anıdır.

Duruşundan korkudan eser olmadığı anlaşılan anne ceylana
eğer mümkün olsaydı "Neden kaçmadın?" diye sorabilseydi fotoğrafçı
Uğruna ölünecek bir sebep bulmuşken, neden ölmeyeyim ki ? derdi anne ceylan....
İşte buna VAKAR denir.
Ne güzel şeydir o vakar..
Ne izzetli duruştur.
Hayvanatın fıtri masumiyetinde dahi böyle göz alıcı duruyorsa, eşref-i mahlûk olan insanda kim bilir nasıl asil durur varın siz hesab edin...

Ömrümün sonuna kadar, sana bir çok insandan daha fazla saygı duyacağım anne ceylan... 😢😢

22/08/2023

PİSLİK NEDİR?

Lise sondaydım...
Felsefe hocası derse girdi, "Arkadaşlar bana pisliğin tarifini yapar mısınız?" dedi...
Birer birer cevap verdik ama hoca hiç birimizinkini doğru kabul etmedi.
"O zaman siz yapın tarifini hocam" dedik...
Hoca ayağa kalktı ve;
"Pislik, bulunmaması yerde bulunan şey veya kişidir!" diye bir tarif yaptı...
"Nasıl yani?" dedik.
"Çok basit arkadaşlar..." dedi,
"Örneğin annenizin saçını öper koklarsınız. Ama o saçın bir telini dàhi yemek tabağınızda görseniz iğrenirsiniz ve o saç pislik olur."
"Yine tabağınızdaki yemeğin yağına ekmek banarak yersiniz ama o yağın bir damlası bile elbisenizin üzerine damlasa o yağ artık bir pislik olur sizin için."
"Ve bir kimse bulunmaması gereken bir makamda bulunuyorsa eğer, unutmayın ki o da bir pisliktir...

21/08/2023

200 metrede altın ve bronz madalya kazanan Amerikalı iki siyah atletin, Tommie Smith ve John Carlos’un siyah deri eldivenli yumrukları havada, başları önde posteri yıllarca hayal dünyamızı ve asıl oda duvarlarımızı süslemişti.

İtiraf ediyorum ki, Aynur Çağlı’nın o muhteşem haberini okuyana kadar aynı karede önde duran, gümüş madalyalı Avu
stralyalı beyaz atlete hiç dikkat etmemişim. Adı Peter Norman imiş...

İşte bu atlet geçen hafta öldü. Haberin ve konunun tekrar gündeme gelmesinin sebebi budur.

Gelelim hikayeye...

Mexico City’de 200 metre finali koşulmuş. Amerikalı (siyah) atletler Tommie Smith ile John Carlos birinci ve üçüncü gelirken, ikinciliği Avustralyalı (beyaz) Peter Norman kazanmış.

Madalya töreni için bekledikleri sırada, Carlos, Peter Norman’ın yanına gelerek sormuş:

- İnsan haklarına inanıyor musun?
- Evet, inanıyorum.
- Peki ya Tanrı’ya?
- Bütün kalbimle...

Bunun üzerine, iki siyah atlet kafalarındaki eylem planını açıklamışlar, Norman tereddütsüz katılmış:

- Ben eyleminizi destekleyeceğim, bana ne yapmam gerektiğini söyleyin!

İlk defa, o günler için müthiş bir provokasyon hatta devrim sayılacak bir eylem planlıyor iki genç adam: Amerika’daki ırk ayrımcılığını ve siyahlara reva görülen fakirliği ve ikinci sınıf vatandaşlığı protesto edecekler... Ama nasıl?

Fikir Norman’dan geliyor: bir çift siyah deri eldiven buluyorlar, sağ tekini Tommie, sol tekini John eline geçiriyor; fakirliği sembolize etmek için çıplak ayakla kürsüye çıkıyorlar, başları kederle öne eğik, sıkılı yumruklarını havaya kaldırıyorlar. Önlerinde duran beyaz atlet Peter Norman da, dayanışmasını göstermek için kalbinin üstüne ‘İnsan Hakları İçin Olimpiyat Projesi Hareketi’nin kokartını iğneliyor.

Amerikan milli marşı çalarken plan icra ediliyor ve eylem koyuluyor.

Ve tabii (hatırlıyorum) dünya birbirine giriyor. Amerika ayağa kalkıyor. Olimpiyatlar bile gölgede kalıyor, dünya gazeteleri yumrukları havada siyah atletlerin fotoğrafını birinci sayfadan veriyor...

Amerikan Olimpiyat Komitesi iki siyahın spor kariyerini o saniye bitiriyor. Eylem amacına ulaşmış, Amerika’daki zenci azınlığın durumu dünya gündemine girmiştir. Smith ve Carlos spor hayatlarını (ve buna bağlı olarak geleceklerini) feda etmişler ama dünya tarihine geçmişlerdir. Dünyadaki yüz milyonlarca ezilmiş siyahın ilahı haline gelmişlerdir.

Peki ya Avustralyalı beyaz Peter Norman?

Meslektaşım Aynur’un anlattığına göre, Norman’ın da hayatı kararmış.

Tommie Smith diyor ki:

“Peter, bir beyazdı. O günlerde siyahların haklarını savunma cesareti gösteren, onurlu ve belkemiği sahibi beyaz çok azdı. Peter, Avustralya’ya döndüğünde kimse yüzüne bakmadığı gibi, herkes tarafından yargılandı. Onun da atletizm kariyeri bitti, spor çevrelerinden dışlandı. Tehditler, işsizlik ve tecrit nedeniyle öyle sıkıntılı günler yaşadık ki, üçümüzün de ilk evliliği sona erdi.”

Avustralya Devleti Norman’ı ölene kadar affetmemiş ama... Norman intikamını mezara götürmüş: 1968 Olimpiyatları finalinde ikinci olurken kırdığı 200 metre Avusturalya rekoru hâlâ, 38 yıl sonra kırılamamış.

Ölene kadar süren ‘eylem kardeşliği’...

İki amerikalı ve bir Avustralyalı ‘lanetli’ atletin o gün başlayan ‘eylem kardeşliği’ ve dostlukları ömür boyu sürmüş. Aradan geçen 38 yıl boyunca, yazışmışlar, buluşmuşlar, görüşmüşler.

Ta, geçen hafta, Peter Norman evinin bahçesinde kalp krizi geçirip 64 yaşında ölene kadar.

Ve şimdi, fotoğrafın sağına tekrar bakın

Melbourne’de yapılan cenaze töreni. ‘Onurlu beyaz atlet’ Peter Norman’ın tabutu, Tommie Smith (solda) ve John Carlos’un omuzlarında ..🙏🙏💖💖

20/08/2023
16/08/2023

Çinliler barış içinde yaşamaya karar verdiklerinde büyük Çin Seddi’ni inşa ettiler. Yüksekliğinden dolayı hiç kimselerin tırmanamayacaklarını düşündüler..
Fakat, inşasından sonraki 100 yılda Çinliler 3 misli daha fazla işgale uğradılar.

Düşman piyade askerlerinin hiçbir zaman duvara tırmanma ya da duvara dahletmeye ihtiyaçları olmadı.
Çünkü, her zaman muhafızlara rüşvet verdiler ve kapılardan girdiler.

Çinliler yüksek ve kalın duvar inşa etmişlerdi; fakat duvar muhafızlarının karakterlerini inşa edememişlerdi.

Netice olarak, insan karakterini inşa etmek farklı ve önemli..
Her şeyin inşasından önce gelir.
Yeni neslin bugünkü ihtiyacı işte budur.

Bir oryantalistin dediği gibi; “Eğer bir milletin medeniyetini tahrip etmek istiyorsanız 3 yol var;
* Aile yapısını tahrip edin.
* Eğitim sistemini tahrip edin.
* Rol modellerini ve referanslarını küçümseyin, alçaltın.”
✍️
Aileyi tahrip etmek için; anneliği küçümseyin ve alçaltın.

Eğitim sistemini tahrip etmek için; eğitimcilere, öğretmenlere önem vermeyin ve toplumdaki itibarlarını düşürün ki, öğrencileri onları hakir görsün, küçümsesin.

Rol modellerin itibarını küçültün.
Alimlerin ve bilim insanlarının sinsice mahvına çalışın, ta ki, onlardan şüphe duyulsun, kimse onları dinlemesin ya da takip etmesin..
✍️
Şuurlu anne kaybolduğunda, adanmış Öğretmenler kaybolduğunda ve rol modeller itibarsızlaştırıldığında kim gençlere İNSANİ DEĞERLERİ öğretecek?

11/08/2023

6 yigidin ardından kalanlar 🇹🇷🕊🥀🤲












̧ehit ̈rkiye ̈rk ̈rkiye ̈rk ̧ehit ̈h ̈rkiye ̈rk ̧ehit ̈h

05/08/2023

Vay be Süleyman kardeş bu kadar erken mi bizi terk edecektin. Çok ama çok üzüldüm. Rahmetli Süleyman Özışık’la yüzlerce program, konferans ve etkinliklerde beraber olduk. Dostluğu ve kardeşliği bir başkaydı…
Hele bir Kudüs gezimiz var hep gözümün önünde..
Sen ne güzel adamdın Süleyman..
Seni unutmayacam..
Allah mekanını cennet etsin. Ailenin başı sağ olsun
Ruhuna fatiha..

Want your business to be the top-listed Gym/sports Facility in Antalya?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Telephone

Website

Address


Sinan Mh Atatürk Caddesi Vakıf İş Hanı
Antalya
0700