09/11/2025
Aikido Evrensel
Eğitmen : Alper IRKLI (AIKIDO Aikikai 5. DAN)
09/11/2025
01/02/2025
15/01/2025
!!Seminer Yeri Değişmiştir!!
!!Seminer Location Has Changed!!
Adress: Cağaloğlu Anadolu Lisesi
Babıali Cad. No:13 Fatih
Kayıt: www.abf.org.tr
20/11/2024
https://www.leotamaki.com/article-interview-kuroda-tetsuzan-la-tradition-en-heritage-50011591.html
Interview Kuroda Tetsuzan, la tradition en héritage - Budo no Nayami Kuroda Tetsuzan est l'un des plus grands maîtres d'arts martiaux contemporains. A vingt ans il devient le plus jeune pratiquant de l’histoire à recevoir le titre de Hanshi Hachidan (8ème dan) de Kobudo du Daï Nippon Butokukaï. Pratiquant hors pair il...
20/11/2024
(Tamura Shihan ile yapılan bir röportajdan alıntı)
_*Eğitmen nedir, ne tür insandır ve ne yapmalıdır?
Bu, çay sanatının büyük ustası Rukyu’nun çay töreni hakkında sıkça dile getirdiği bir sözü hatırlatıyor: “yazın taptaze havayı içine çekmek gibi, kışınsa yumuşacık bir sıcaklık hissini andırır, kömür yalnızca suyu mükemmel bir şekilde ısıtmak, çay ise sadece içiyor olmanın keyfi için vardır.” Çay töreninin sırrını açacağım size. Eğer bunun kolay olduğunu düşünüyorsanız, size bir denemenizi öneririm.
Sıradan, basmakalıp, görünürde kolay olan, doğal olarak meydana gelen şeydir zor olan. Gönlünü hoş tutmak için susamış bir konuğa büyük bir fincanda açık ve ılık çay ikram edersiniz, susuzluk çekmeyen bir konuğa ise az miktarda demli sıcak çay ikram edersiniz. Böylelikle konukların keyfini hoş tutacak şekilde hareket edersiniz. Kişi, konukların arzularını sezmeli, onlara uymalıdır. Aikido eğitmeninin yüreğinde çay töreninin ardında yatan bu sır, bu düşünme biçimi vardır.
Aikido eğitmeni katılımcıların her birini tanır, bilgiye ne denli susamış olduklarını bilir. Teknikleri iyi olanları geliştirmeye kendini vermeli, kötü olanları ise düzeltmelidir. Her davranışı Çay Ustasının sözlerine uygundur, yazın taptaze havayı içine çekmek gibi, kışınsa yumuşacık bir sıcaklık hissini andırır.
*kaynak - https://www.abf.org.tr/makaleler/e%C4%9Fitmen/
_*What is an instructor, what type of man is he and what must he do?
It reminds me of the grandmaster of tea Rukyu who is accustomed to say speaking of the tea ceremony, "it is in summer like a breath of fresh air; in winter a gentle feeling of warmth, the charcoal is only there to heat perfectly the water, the tea only for the pleasure of drinking." I will give you the secret of the tea ceremony. If you think it is easy to create I advise you to try it.
The ordinary thing, banal, apparently easy, natural to create is difficult. To make a guest happy, for he who is thirsty, you give a large bowl with much weak tea and not too hot; for he who is not thirsty a stronger tea in less quantity and hot. You act thus for the pleasure of your guests. One must follow the wishes of the guest and sense them. The frame of mind is the secret of the tea ceremony, it is the heart of the teacher of Aikido.
The teacher of Aikido knows each of the participants and their special thirst for knowledge. If their technique is good it devotes itself to improving it, if it is bad it will go on to rectify it. It's action will meet the declarations of the Master of tea, like a pleasant sensation of freshness in summer, like a gentle feeling of warmth in winter. ...
Noboyoshi Tamura
8th Dan, Shihan
Head of Federation Francais d'Aikido et de Budo
* https://aikidosphere.com/nt-e-educator
10/11/2024
Varlığıyla onur duyduğumuz, Türk'ün adını tüm dünyaya duyuran ve tartışmasız yaşayan en büyük AIKIDO ustalarından biri olan, 'Aikido ve Budo Federasyonu'nun kurucusu Nebi Vural Shihan ile birlikte, 2024 İstanbul seminerinden.
20/10/2024
AIKIDO'nun Kartalı
Nobuyoshi Tamura (Aikikai, 8. dan), aikidonun kurucusu Morihei Ueshiba’nın en yakın öğrencilerinden biriydi. Tamura Sensei’nin aikidosu hızlı, zarif ve olabildiğince gerçekçiydi. 50 yılı aşan aikido deneyiminden sonra Tamura Sensei’nin sanatı o kadar mükemmelleşmişti ki, tekniklerindeki yüzeysel olan her şey gitmiş ve geriye sadece, deneyimi az olan kişilerin neredeyse göremediği, zarif bir şekilde ortaya çıkan, “sanatın özü” kalmıştı.
*Günümüzde Japonya’daki gençliğin geleneksel öğretilerden uzaklaştığı görülmektedir. Siz ne düşünüyorsunuz?
Benim zamanımda savaş sanatları çalışmaları okullarda zorunluydu ve jimnastik çalışmaları fiilen var olmadığı için bizim beden çalışmalarımız, savaş sanatları çalışmalarından ibaretti. Jimnastik direğinin etrafında bir tur atabilen yetenekli bir beden hocası herkesi etkilerdi (Kahkaha atar). Kızlar naginata, erkekler de judo ve kendo çalışırdı ve bu bizim için normaldi. Günümüzde genç insanlar savaş öncesi-Japonya’yı ve onun ruhunu bilmiyorlar. General Nogi gibi kişileri ve onların temsil ettiği değerleri bilmiyorlar. İnsanı geliştirmek ve bu geleneksel değerleri korumak için oluşturulmuş öğretiler onların gözünde demode. Dahası, bu öğretilerin kalbi olan reigishaho (âdap) giderek önemini kaybetmekte ve günümüzde bu disiplinlerin çalışılması, insanlara boksun onlara getirdiğinden daha fazla bir şey getirmemektedir. Kendo ve judo sanatları sadece yarışmadan ibaret şeyler haline gelmiş ve bir spora dönüşmüştür.
❝ Bugün gençler budo çalışmıyor, hatta onun ne bile olduğunu bilmiyorlar.❞
Aslında dövüş sporları, savaş sanatlarından daha popüler hale gelmiştir günümüz Japonya’sında. Ne yazık ki bu doğrudur. Kuralsızmış gibi düşünülen bu tarz sporlarda birisinin bu veya şu şekillerde vurmasına izin verilir (gösterir) ve bunda hiç bir tehlike yoktur. Ölüm veya yaşam kavramları bu disiplinlerden tamamen silinmiştir. Eskiden samuraylar bokken* ile talim yaparken bile ölüm tehlikesi altındaydı. Onların shugyosu, yani idmanları onlara ölüm ve yaşamın kıyısında yaşama güdüsünü kazandırdı ki bu zaten asıl önemli olan şeydir. Bugün atletler madalya kazanmak için her şeyi yapmaya hatta hileye ve dopinge bile razılar. Bugün gençler budo çalışmıyor, hatta onun ne bile olduğunu bilmiyorlar. Budoyu oluşturanlar bizi terk edeli çok oldu ve bazen bu öğretilerin akıbetlerinin ne olacağı konusunda endişeye kapılıyorum. Şanslıyız ki burada Fransa’da ve Japonya’da Kuroda Sensei gibi, bu mirası ayakta tutan kişiler var ve şüphesiz ki onların sayesinde bu öğretiler hâlâ yaşıyor. Japonya Meiji Dönemi’nden sonra Bakumatsu Dönemi’ne girince budo neredeyse birkaç on yıl boyunca toplumdan silindi. O dönemde video yoktu ve çok az yazılı metin vardı. Olan metinler de ek bir açıklama olmadıkça neredeyse anlaşılmazdı.
*O’Sensei ‘aiki-ken’ ya da ‘aiki-jo’ ifadelerini kullandı mı?
Bu kelimeleri hiç kullanmazdı. Sadece bir silah alır ve çalışırdı. Bazen “Shochikubai no Ken” (çam, bambu ve kuş üzümü ağacı kılıcı) ifadesini kullanırdı. Çam ağacı matsu, bambu take ve kuş üzümü ağacı ume; Japonya’da refah ve mutluluğun simgeleridir. Çam dayanıklılığı ve uzun ömürlülüğü ifade eder çünkü yıl boyunca yeşil kalmaktadır. Yaprakları tıpkı ‘in–yo’ gibi ikiye ayrılır ama birliktedirler ve bu da musubiyi (uyum, birliktelik) ifade eder. Bambu gücü ve esnekliği ifade eder ve göğe doğru enerji dolu bir uzaması vardır. Kuş üzümü ağacına gelince, yılın en çetin ve soğuk zamanında açar ve zorluklarla karşılaşıp üstesinden gelmeyi temsil eder.
O’Sensei bize detaylı teknik açıklama yapmazdı ama bu kavramları kılıçla yaptığı çalışmalarında kullanırdı. O zamanlar çok az şey anlıyorduk ve sadece bir şekilde, eliyle ne yaptığını, nasıl hareket ettiğini anlamaya çalışıyor ve taklit etmeye çalışıyorduk. Hatta tekniği bize karşı uyguladığı zaman hiçbir şey anlamıyorduk çünkü onun enerjisi karşısında eziliyorduk. Gördüklerimiz bize bazen numaraymış gibi geliyordu. Ama tam aklımızdan bu fikir geçtiğinde O’Sensei dönüp gözlerini bize dikerdi. Belki de bize baktığında bir suçluluk duygusuna kapılıyor olmamızdandır (Kahkaha atar). Ama yine de etrafında ne olup bittiğini bilmek ve her şeyi duymak konusunda çok iyiydi.
O’Sensei bize, kendisine saldırmamızı söylerdi ve saldırdığımız anda kesilmiş veya vuruş yemiş olurduk. Çok dikkatli izlesek bile tekniği nasıl uyguladığını anlayamıyorduk. Çok denedik ama kendimizi hep kesilmiş bulduk. Anlayamamış birisi ile çalıştığınız zaman sizin de anlamamanız çok doğaldır. Bunun için çok üzgünüm (Kahkaha atar).
*Shochikubai no ken neydi?
Shochikubai no ken belli bir form değildir. O’Sensei’nin hareketleri ruh haline göre değişiyordu. Shochikubai belli bir form değil, bir semboldür. Batı düşünce tarzının her şeyi tanımlamak gibi bir eğilimi var. Bir şeyi tanımlamaya çalıştığın zaman onun birçok şeyden oluştuğunu görürsün. Bu birçok şey kendi içinde yine bölünür. Ta ki kişi en küçük parçaya ulaşıncaya kadar bu böyle devam eder. Ama sonra ana parçadan uzaklaştığını ve en önemli şeyi bilmediğini fark edersin: Bütünlük!
*Aikidonun köklerinden biri de Daito Ryudur. O’Sensei çalışmalarını nasıl geliştirdi?
Başta O’Sensei bize tamamen Daito Ryu öğretiyordu. Yavaş yavaş, dinî inançlarının da etkisiyle hayat görüşü şekillendikçe çalışmaları da gelişti. Bu değişiklikler birden gerçekleşmedi ve hatta bazen dışarıdan görmesi bile olanaksızdı. Dışarıdan hep aynı gibi görünen ikkyosunu farklı bir gaye doğrultusunda icra ediyordu.
*Öğrencileriniz için temennileriniz nelerdir?
Aikido kişinin kendisini keşfetmesine ve mutlu, dolu bir yaşam sürmesi için kendini bir insan olarak yapılandırmasına imkan verir. Öğrencilerim benim çocuklarım gibidirler. Onların mutlu bir yaşam sürmelerini ve esen olmalarını umuyorum. Mutluluğa giden bir yol bulmalarını ve ölecekleri zaman hayatlarına geriye dönüp bakınca “Buna değerdi.” diyebilmelerini diliyorum. İnsanların aikido çalışarak edinmelerini istediğim şey budur.
(LeoTamaki.com)
Sensei Leo Tamaki’nin, Tamura Shihan ile Japonya’da gerçekleştirdiği röportajından notlar..
Click here to claim your Sponsored Listing.
Location
Contact the business
Website
Address
Istanbul
15/01/2025